
Kocaeli Şehir Hastanesi’nde Yaşanan Olaya Yönelik Basın Açıklamamız
Nisan 3, 2026
Aile Hekimliğinde Yeni HYP Rehberi Hakkında Kamuoyuna Duyuru
Aile hekimliği sistemi, koruyucu sağlık hizmetlerinin yürütüldüğü sağlık sisteminin temel taşıdır. Aile hekimleri yaklaşık 20 yıldır vatandaşlarımızın sağlığını korumaya yönelik tarama, izlem ve danışmanlık hizmetlerini kesintisiz şekilde sürdürmektedir.
Bu nedenle açıkça ifade ediyoruz:
Koruyucu sağlık hizmetlerine karşı değiliz.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinin merkezinde koruyucu hekimliğin yer alması gerektiğini savunuyoruz. Ancak dün yayımlanan yeni HYP rehberi, koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendiren bir düzenleme değil; sahadaki gerçeklerle uyumsuz, bilimsel uygulanabilirliği tartışmalı ve hukuki açıdan ciddi sorunlar barındıran bir uygulamadır.
İş yükü artırılmış, toplam katsayı artırılmamıştır. Yeni rehber ile HYP sistemine 6 yeni hastalık eklenmiştir.
Ancak aynı anda:
Toplam ulaşılabilecek katsayı artırılmamış,
Mevcut hastalıkların katsayıları düşürülerek yeni hastalıklara pay ayrılmıştır.
Bu düzenleme ile Bakanlık fiilen şu mesajı vermektedir:
“Size yeni görevler ve yeni sorumluluklar ekliyorum; ancak artan iş yüküne rağmen geliriniz artmayacak, hatta azalabilecektir.”
Bu durum performans geliştirme değil, artan emeğe karşılık ekonomik gerileme riski oluşturan bir sistem değişikliğidir.
Başka bir ifadeyle;
✔ İş yükü artmıştır,
❌ Gelir güvencesi artmamıştır,
❌ Aksine gelir kaybı ihtimali büyütülmüştür.
Bu yaklaşım çalışma hayatının en temel ilkelerine aykırıdır. Artan iş yüküne rağmen gelir azalması ihtimali hukuka aykırıdır. Kamu otoritesi tarafından; görev kapsamı genişletilip
sorumluluk artırılıp performans hedefleri zorlaştırılırken çalışanın ekonomik karşılığının korunmaması, hatta fiilen düşürülmesi; hukuki açıdan ciddi sakıncalar doğurmaktadır:
Angarya yasağına aykırılık (Anayasa m.18)
Karşılığı net olmayan ek iş yükü oluşturulamaz.
Ölçülülük ilkesinin ihlali
Amaç ile yüklenen sorumluluk arasında makul denge bulunmamaktadır.
Kazanılmış hakların zedelenmesi ve aynı çalışma koşullarında öngörülebilir gelir dengesi bozulmaktadır. Hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesinin ihlali hekimlerin gelir planlaması imkânsız hale getirilmektedir.
Çalışma hakkının zedelenmesi (Anayasa m.49)
Devletin, çalışanına daha fazla görev verip daha az kazanma ihtimali yaratması sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Uygulama sahada fiilen gerçekleştirilemez niteliktedir
Yeni izlem kriterleri arasında;
ASM şartlarında rutin alınamayan tetkikler,
İleri laboratuvar gerektiren değerlendirmeler,
Yoğun veri giriş zorunluluğu bulunmaktadır.
Aile hekimleri halihazırda:
günlük ortalama 60–70 hasta,
yoğun günlerde 120–140 hasta
muayene etmektedir.
Aile Sağlığı Merkezlerinde veri giriş personeli bulunmadığı halde hekimlerden binlerce verinin sisteme girilmesi beklenmektedir. Bu model koruyucu sağlık hizmeti değil, istatistik üretim sistemi oluşturmaktadır. Asıl çözüm: Bilimsel ve uygulanabilir koruyucu hekimlik modeli koruyucu sağlık hizmetleri; poliklinik yoğunluğu içinde değil, planlanmış izlem zamanlarında, gerçekçi nüfus planlamasıyla yürütülmelidir.
Bu nedenle;
✔ ASM nüfusları bilimsel şekilde azaltılmalı,
✔ Nüfus azalması gelir kaybına yol açmamalı,
✔ Koruyucu hizmetler için özel çalışma zamanları oluşturulmalı,
✔ Performans baskısı yerine hizmet kalitesi esas alınmalıdır.
Mevcut sistem matematiksel olarak ulaşılmaz hedefler üretmektedir
Geçmişte ödeme dengesi 4000 nüfus esasına göre kurulmuşken bugün:
hekim nüfusları düşmekte, ancak ödeme sisteminin referans nüfusu değişmemektedir.
Bu nedenle hekimlerden daha az nüfusla daha yüksek oranlı HYP başarısı beklenmektedir. Bu durum performans sistemi değil, ulaşılamaz hedef sistemi yaratmaktadır.
TEK Sendika olarak açıkça ilan ediyoruz:
Toplam katsayı artırılmadan yeni hastalıklar eklenmesi ve artan iş yüküne rağmen gelir azalması riskinin doğurulması; çalışma hukukuna, anayasal haklara, kamu hizmetinin sürdürülebilirlik ilkelerine aykırıdır. Bu nedenle yayımlanan HYP rehberi, yalnızca mesleki açıdan değil hukuki açıdan da sorunlu bir düzenlemedir.
Sendikamız rehberi yargıya taşıyacaktır.
Artan iş yüküne rağmen gelir güvencesini ortadan kaldıran, uygulanabilirliği bulunmayan ve sağlık hizmetinin niteliğini riske atan bu düzenlemeye karşı;
TEK Sendika olarak olarak gerekli hukuki incelemeler başlatılmış olup ilgili HYP rehberinin yürütmesinin durdurulması ve iptali için idari yargı nezdinde dava açılacaktır.
Bu süreç yalnızca hekim haklarını değil, vatandaşlarımızın nitelikli sağlık hizmetine erişim hakkını da koruma mücadelesidir.
Sağlık hizmeti puan sistemi değildir.
Koruyucu hekimlik istatistik değil, insan odaklı bir tıbbi süreçtir.
Güvencesiz hekim, güvensiz sağlık sistemi demektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Tıp, Etik ve Kardeşlik Sendikası(TEK Sendika)
Yönetim Kurulu



